Meslek Hastalığı ile Normal Hastalığın Farkı Nedir?

Bir hastalığın "meslek hastalığı" olarak tanımlanabilmesi için temel kriter, hastalığın iş ile doğrudan nedensellik (illiyet) bağı kurabilmesidir.

Basitçe anlatmak gerekirse:

  • Normal Hastalık: Kişinin yaşam tarzı, genetik yatkınlığı veya iş dışı faktörlerle ortaya çıkan (örn. grip, diyabet) durumlardır.

  • Meslek Hastalığı: Çalışanın yaptığı işin niteliğinden dolayı, sürekli tekrarlanan bir sebepten veya işyeri koşullarından kaynaklanan, geçici ya da kalıcı sağlık bozulmalarıdır. (Örn. gürültüye bağlı işitme kaybı, kimyasala maruz kalma sonucu akciğer hastalığı).

Bu ayrım kritiktir çünkü meslek hastalığı, yasal olarak iş kazası ile aynı hukuki sonuçları doğurur ve SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) süreçlerini başlatır.

 

İşverenin Meslek Hastalığındaki Yasal Sorumlulukları

İşverenler genellikle hastalık ortaya çıktıktan sonra sürece dahil olurlar. Oysa asıl sorumluluk, hastalık ortaya çıkmadan önce başlar. İşvereni koruyan en önemli kalkan, proaktif tedbirlerdir.

Yasal olarak işverenden beklenen temel adımlar şunlardır:

  1. Risk Değerlendirmesi: İşyerindeki hangi faktörlerin (fiziksel, kimyasal, biyolojik, ergonomik) meslek hastalığına yol açabileceğinin tespit edilmesi.

  2. Sağlık Gözetimi: Çalışanların işe giriş muayenelerinin ve daha da önemlisi periyodik sağlık muayenelerinin eksiksiz yapılması. Bu muayeneler, hastalığın erken teşhisi için işverenin elindeki en güçlü veridir.

  3. Önleyici Tedbirler: Riski kaynağında yok etmek (örn. gürültülü makineyi izole etmek) veya azaltmak (örn. doğru kişisel koruyucu donanım - KKD sağlamak).

  4. Eğitim ve Bilgilendirme: Çalışanları maruz kaldıkları riskler ve korunma yöntemleri hakkında bilgilendirmek.

Bu dört adımı eksiksiz belgeleyen bir işveren, olası bir yasal süreçte "üzerine düşen tüm tedbirleri aldığını" kanıtlayabilir.

 

Adım Adım Meslek Hastalığı Kanıtlama Süreci

Bir çalışanın şikayetinin "meslek hastalığı" olarak kayıtlara geçmesi, karmaşık ve teknik bir süreçtir. Süreç genellikle şu şekilde işler:

  1. Şüphe ve Başvuru: Çalışan, yaptığı işten kaynaklandığını düşündüğü bir sağlık sorunu yaşadığında (örn. sürekli bel ağrısı, işitme azlığı, solunum zorluğu) bir sağlık kuruluşuna başvurur.

  2. Tıbbi Tanı: Doktor, hastanın şikayetlerini ve çalışma öyküsünü (anamnez) alır. Eğer bir meslek hastalığından şüphelenirse, çalışanı SGK tarafından yetkilendirilen Meslek Hastalıkları Hastanelerine veya devlet/üniversite hastanelerine sevk eder.

  3. Nedensellik Bağı (İlliyet): Raporu inceleyen uzman hekimler ve kurullar şu sorunun cevabını arar: "Bu hastalık, bu kişinin yaptığı iş yüzünden mi oldu?" Bu aşamada işyerinden bilgiler (ortam ölçümleri, risk analizi, çalışanın görev tanımı) istenebilir.

  4. Yükümlülük Süresi: Her hastalık için belirlenmiş bir "yükümlülük süresi" vardır. Bu süre, çalışanın o işten fiilen ayrıldıktan sonra bile hastalığın mesleki sayılabilmesi için tanınan azami süredir. (Örn. Pnömokonyoz için bu süre 10 yıl olabilir).

  5. Karar Mercii: Tıbbi tetkikler ve çalışma geçmişi incelendikten sonra nihai kararı SGK Yüksek Sağlık Kurulu verir. Kurul, hastalığın mesleki olup olmadığına ve eğer mesleki ise maluliyet oranına karar verir.

 

İşveren Kendini Nasıl Korur? OSGB'nin Rolü

Meslek hastalığı süreçlerinde işverenin en büyük savunması "kayıt" ve **"dokümantasyon"**dur. "Ben uyardım" veya "Eğitim verdim" demek yeterli değildir; bunların kanıtlanması gerekir.

Erguvan OSGB olarak işverenlerimizi yasal süreçlere karşı şu şekilde koruyoruz:

  • Doğru İşe Giriş Raporu: Çalışanın işe sağlıklı başladığını ve mevcut işe uygun olduğunu belgeleyen, tam teşekküllü işe giriş muayeneleri yaparız.

  • Periyodik Takip (Altın Kural): Özellikle riskli işlerde (gürültü, toz, kimyasal) çalışanların sağlık durumunu (odyometri, akciğer grafisi, kan tahlilleri) düzenli olarak takip ederiz. Sağlıkta en ufak bir bozulma eğilimi görüldüğünde, hastalık kronikleşmeden önlem (örn. görev yeri değişikliği) alınmasını sağlarız.

  • Geçerli Risk Analizi: İşyerinizdeki riskleri sadece kağıt üzerinde değil, gerçekçi bir şekilde tespit eder ve bu risklere yönelik eylem planları oluştururuz.

 

Sonuç: Meslek hastalığı, hem çalışanın sağlığını hem de işletmenin itibarını ve finansal geleceğini tehdit eden ciddi bir risktir. Bu riski yönetmenin yolu, sorun ortaya çıktıktan sonra savunma yapmak değil, sorunu en başından bilimsel sağlık gözetimi ve uzman bir OSGB ortaklığı ile engellemektir.